Enis Batur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enis Batur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ara 2015

Enis Batur - Koma Provaları

“Ruh: sıkışıp kalmış bir fikir.” (s.26)

“Bilmiyorum hiçbir şeyi, hiçbir zaman bilmedim.
Bir yağmur idiyse aradığım, ona artık hazırım.” (s.54)

“Gökyüzüne bir balkon çıktım, orada duruyorum.
Biliyorum, nicedir bozuk gözlerim.” (s.102)

“Aylar boyu bir başlangıç cümlesi aramıştık, birlikte: birlikte koşumlarını çözebileceğimiz deli ve akışkan söz atları, içimde bir kuş var, diye tekrarlıyordu, hazırlanan: bıraksam fırlayacak, onu bırakamam. Dizginleyemedik zamanı. Gidip içinde başıboş dolaştığımız mekanların, uykularımızı genişleten düşsel mekanların ortasında, bizi kendimize katabilecek çıkış kapıları aradık. Ben boş bir alan bulacaktım, kimsenin ayak basmadığı, üzerine belki kulemi, kim bilir kulübemi inşa edecektim. Önce mimar, sonra işçi, en son usta olacağım bir izdi kazımak istediğim, başlayamadım. Onunkisi bir teoremdi, bildiğimiz anlamıyla bir geometri tasası: her şeyi içerecek, hiçbir şeyin hiçbir şeyi içermediğini kanıtlayacak tek, eksiksiz fazlasız bir problem – ona yaklaşamadı. İşte bu bozgun tadının, ruhlarımızı usul usul kemiren başarısızlığın yarattığı yangılı sessizliğin içinde bekledik, kıpırdanmadık. Ufuk çizgisi kuran dağların ötesinden yaklaşan kasırgaymış, neden sonra anladık.” (s.146)

“Geri dönüp geldiysem birden, bir şey unuttum: bir koku olabilir bu, bir renk olabilir, iyi anımsamıyorum şimdi, eksik ya da fazla bir söz olabilir.” (s.153)

25 Kas 2015

Enis Batur - Kitap Evi

“Bazı kararları kendiniz, enine boyuna düşündükten sonra verirsiniz; bazı kararlarsa sanki içinizdeki tanımadığınız bir merci tarafından hazırlayıp önünüze sürülmüş, verilmişlerdir.” (s.14)

“Gün gelir, yaşamanın sıraya koymak demek olduğunu anlarsınız.” (s.28)

“Neredeyse bütün düşüncelerimin, duyularımı harekete geçiren kıvılcımların kaynağında, kökünde, kuyusunda yer aldı kitaplar. Korktumsa, en çok onlardandır; şüpheler içinde kendi kendimi ve başkalarını kemirdiysem onlardan.” (s.34)

“Bir avuç kitabın başımı döndürdüğünü, bir avuç kitabın başımı başka yöne döndürdüğünü söyleyebilirim. Dönerek okuduğum, yakamı bırakmamış kitapları kıdemli dostluk ilişkilerimle bir tuttum. Bütün kitaplardan öğrendiğimi, bazılarından daha derin şeyler öğrendiğimi her vakit dile getirdim. Gene de, milyonlarca sayfayı farklı amaçlarla, en azından her durumda birbiriyle örtüşmeyen amaçlarla katederken bulduklarımı soracak olsalar, bilemem; bildiğim, bir satırdan ötekine giderken hep aramış olduğumdur-arayışın kuşların ötmeleri kadar anlamı öteleyen, bir başına varoluş biçimine dönüşmüş bir akıntı türü olduğunu gecikmeden kavradım.” (s.35)

“Kitaplığın raflarından uzun, boğuk bir uğultu iniyor üstüme; elime herhangi bir kitabı alıp az ilerideki okuma koltuğuna otursam durum uzun uzadıya değişmeyecek: açtığım sayfadan doğan sesler, ama mırıltı ama ünlem, kafatasımın içinde dolanadursunlar, aynı uğultunun eşliğinde, saatin akışına salıvereceğim içimdeki huzursuzluğu. Buna alışmışım ben.” (s.36)

“Bütün evren kenarda durur, okurken. Bir kitabın sayfaları arasına daldığınızda, ötekiler sesleri ve sözleriyle kaybolurlar. Aydınlık, ılıman, korunaklı bir diyardasınızdır.” (s.99)

“Ummak, hayatın en sağlam fiillerinin başında gelir.” (s.99)